Bilişsel Davranışçı Terapi ve Obsesif Kompulsif Bozukluk

Bilişsel Davranışçı Terapi ve Obsesif Kompulsif Bozukluk

 

Obsesif Kompulsif Bozukluk Nedir? Bilişsel davranışçı kuramın obsesif kompulsif bozukluğa bakışı nedir? Terapi süreci nasıl işler? Psikolog ve terapistlerin değerlendirme süreci nasıl işler? 

Bilişsel Davranışçı Terapi ve Obsesif Kompulsif Bozukluk

Pek çok insan, zaman zaman rahatsız edici ve tekrarlayıcı düşünceler veya imgeler deneyimleyebilir. Örneğin; bazen sevilen birinin zarar görmesiyle ilgili düşünceler yoğunlaşabilir. Kişinin intihar eğilimi olmasa da kendini geçen arabanın önüne attığıyla ilgili imgeler gözünün önünden geçebilir. Kompulsif davranışlar da sık görülmektedir. Kapıdan sağ ayakla geçmek, taraftarı olunan takımın maçı kazanması için yapılan ve şans getireceğine,inanılan davranış gibi. Önemli olan bu düşünce ve davranışların ne zaman bir psikolojik bozukluk olarak tanımlanacağı ve nasıl müdahale edileceğidir. OKB, obsesyon ve kompulsiyon kendini gösteren bir  anksiyete bozukluğudur.  Obsesyon ve kompulsiyonlar kişinin zamanını boşa harcamasına neden olur. Çoğu zaman olağan , günlük işlerini , mesleki eğitimle ilgili etkinliklerini ve sosyal ilişkilerini bozarlar.  

Obsesif-Kompulsif Bozukluğa sahip olan bireylerin sergileyeceği tüm belirtiler 4 grupta toplanabilir;

  1. Obsesif Kompulsif Bozukluğu olan bir kişinin kaçınmadığı ve tekrarlayıcı davranışları vardır. Bunlar kişinin kompulsiyonlarıdır ve bu kompulsiyonlar gözlenebilir davranışlar oluşmaktadır , el yıkama gibi.
  2. Kaçtığı ya da kaçındığı davranışlar vardır ve Obsesif Kompulsif Bozukluğu olanlar bu grup belirtilerden dolayı bir anlamda fobiktir ve fobik gibi davranmaktadır.
  3. Tekrarlayıcı ve kaçınamadığı düşünceler vardır. Sayı saymak, belirli cümleleri içinden tekrarlamak gibi.
  4. Kaçtığı ya da kaçınmaya çalıştığı düşünceler vardır. Ve bunlar kişini obsesyonlarıdır. Bu düşüncelerden kaçmaya, onları durdurmaya ya da kompulsiyonlar yoluyla nötrleştirmeye çalışır.

Terapi Süreci

Obsesif Kompulsif Bozukluğun terapiye dirençli olduğu ve terapinin belirtileri ortadan kaldırmasının çokta olanaklı olmadığa dair görüşler, 1970’li yıllarda Rachman, Hodgos ve Marks’ın katkılarıyla değişmeye başlamıştır. Bilişsel-Davranışçı yaklaşımın katkılarıyla, Obsesif Kompulsif Bozukluk belirtilerinin ortadan kaldırılabileceğine dair net ve kesin bilgilere günümüzde ulaşmak mümkündür.

Değerlendirme Süreci

Terapi için psikolog ve terapiste başvuran kişiye uygun bir müdahalenin biçimlendirilmesi, ancak uygun bir değerlendirmeyle olanaklıdır.  Psikolog ve terapistler Obsesif-Kompulsif Bozukluğu değerlendirirken yapılandırılmış görüşmeler ve ölçekler kullanırlar.  Ancak değerlendirmede, kişinin yaşadığı sıkıntının tanısal ve sayımsal olarak belirlenmesinden daha da önemlisi, o kişinin yaşadığı sıkıntıyı anlayabilmektir. Bulaşmayla ilgili obsesyonlar ve el yıkama kompulsiyonları, dışarıdan bakıldığında iki kişide tıpatıp benzerlik gösterebilir.  Ancak kişileri birer bozukluk vakası olarak değil, bir birey olarak algılamaya çalıştığımızda, o kişi için bulaşmanın ve temizliğin ne anlama geldiğini anlayabiliriz. Unutulmamalıdır ki her terapi süreci kendine özgüdür ve sadece o kişi için kurgulanmalıdır. OKB’de değerlendirmede birkaç görüşmede tamamlanabilen bir süreç olarak algılanmamalıdır. Değerlendirme, terapi boyunca devam etmelidir.  Terapi sürecindeki uygulamalar kişinin çokta farkında olmadığı obsesyonlar ve kompulsiyonlar meydana getirebilir. Ayrıca yukarıda denildiği gibi, OKB’de belirtiler zaman içinde değişmektedir. Değerlendirme süreci, OKB’nin doğası gereği bazen terapinin bir parçası haline gelebilmektedir. Bazen obsesyonların başka bir kişiye ifade edilmesi veya kişinin yargılanmadan dinlenmesi bile iyileşmenin önemli adımlarını atmaktır.

Powered by Froala Editor

Paylaş