Skip to main content
×
Şişli Terapi Enstitüsü
BLOG-BG-HIGH
Home » Psikolog » Uyku Bozuklukları

Uyku Bozuklukları

Normal Uykunun Özellikleri Nedir? Uyku Bozukluğu Nedir? Uyku Bozukluğunun Belirtileri Nelerdir? Uykusuzluk Nedenleri Nedir?

Uyku genel sağlığın bir göstergesidir. Beden ve ruh sağlığı görülen bireylerde en sık görülen yakınmalardan biri uyku bozukluğudur. Psikologlara göre ruhsal bozukluklar da fiziksel sorunlar kadar uyku kalitesini etkileyebilmektedir.

Uyku Bozuklukları Şişli Terapi Enstitüsü

Normal Uykunun Özellikleri

Uyku, organizmanın işlevlerinde pasif bir yavaşlama ve sessizliğe geçiş durumu değildir. Uykuya geçme ve uykunun süresi etkin bir süreçtir ve karmaşık nörofizyolojik, biyokimyasal düzenekleri içerir.

Uyku döngüseldir. Gece boyunca 90 – 120 dakikalık aralıklarla 4-5 kez yineleyen ve ayrı özellikleri olan iki tür uyku durumu vardır.

  • Rem (Hızlı Göz Hareketleri) Uykusu; aktif veya desenkronize uyku olarak da bilinir. Bu uyku durumunda EEG ritmi uyanıklıktakine benzer olduğu halde kas tonusu en düşük düzeye iner, hızlı göz hareketleri görülür, solunum, kan basıncı ve nabızda düzensizlik olur. Bu aşama rüyaların görüldüğü aşamadır.
  • Rem Dışı (Senkronize Uyku) Dönem; uykunun geri kalan bölümüne denir. Sessiz uykudur, kan basıncı, kalp hızı, solunum hızı düşer.

Rem dışı uyku döneminin özgül EEG değişiklikleri ile dört evresi tanımlanmıştır.

  • I. Evre: Uyanıklıktan uykuya geçişin başlangıcını oluşturmaktadır. Bu evrede kendimizi uyanık hissederiz ancak zihin ve bilinç boşlukta salınmaya başlar. Kaslarınızın aniden sizi çekiştirdiği ve bir anlığına sizi uyandırdığı durumlar bu evrede yaşanır.
  • II. Evre: Uykunun en hafif olduğu evresine geçmeye başladığınız dönemdir. Gece uykumuzun yaklaşık yarım saati bu evrede geçer. Kaslar rahatlamaya, kalp atışı yavaşlamaya başlar, beyin yavaş yavaş kendini kapatır.
  • III. ve IV Evre: Beden kendini bu evrede yenilemeye başlar. Kasların ve dokuların iyileşmesini sağlayan büyüme hormonları salgılanır, bedene önemli oranda oksijen ve besin verilir.

Uykusuzluk Bozukluğu (Insomnia Disorder)

Uyuma koşulları olmasına rağmen, uykuya dalmada, uykuyu sürdürmede güçlük çekilen bir durumdur. Kişi saatlerce uykuya dalamadığını, uykuya erken dalsa bile uykusunun sık sık bölündüğünü ve uyanınca tekrar uyumakta güçlük çektiğini anlatır.

Uyku bozuklukları arasında en sık görüleni uykusuzluktur. Çok uluslu bir çalışmada toplumun %18’inde 6 aydan uzun süreli uykusuzluk saptanmıştır.

Belirtileri Nelerdir?

  • Geceleri uykuya dalmakta zorluk yaşamak
  • Gece uykunun çok kez bölünmesi
  • Beklenenden daha erken uyanmak
  • Gece uykusundan sonra hala yorgun hissetmek
  • Gündüz yorgunluk veya uyku halinin devam etmesi
  • Sinirlilik, depresyon veya kaygı
  • Gün içinde düşük konsantrasyon ve odaklanma
  • Koordineli olamama, gün içinde hata veya kaza sayısında artış
  • Gün içinde gergin olmak ve yoğun baş ağrıları (başın etrafında sıkı bir bant gibi hissedilir)
  • Sosyalleşme güçlüğü

Uykusuzluk Bozukluğunun Nedenleri

Uykusuzluğu tetikleyen birçok faktör vardır, psikologların en çok karşılaştığı sebe bunlardan en yaygın olanları;

  • Uyku ve Depresyon

Uykusuzluk, depresyon gibi psikolojik durumlardan kaynaklanabilir. Psikolojik mücadeleler uyumayı zorlaştırabilir, uykusuzluğun kendisi ruh hali değişikliklerine neden olabilir.

Uyku sorunları depresyon belirtisini temsil edebilir ve majör depresif bozukluğu olan hastalarda şiddetli uykusuzluk riski çok daha yüksektir. Çalışmalar uykusuzluğun depresyonu tetikleyebileceğini veya kötüleştirebileceğini göstermektedir.

  • Uyku ve Kaygı

Çoğu yetişkin endişe veya gerginlik hissettikleri için uyumakta zorluk çekerler. Uykusuzluğa yol açabilecek kaygı belirtileri şunlardır:

  • Gerginlik
  • Geçmiş olaylar hakkında düşüncelere kapılmak
  • Gelecekteki olaylar hakkında aşırı kaygı
  • Sorumluluklardan bunalmış hissetmek
  • Genel bir canlanma veya aşırı uyarılma hissi

Gecenin sessizliği ve hareketsizliği genellikle bir kişiyi uyanık tutan stresli düşünceler ve hatta korkular getirir. Bu durum birçok gece (veya aylarca) tekrar ettiğinde, uyuyamama ihtimaline karşı endişe, dehşet veya panik hissetmeye başlayabilirsiniz. Kaygı ve uykusuzluk bu şekilde birbirini besleyebilir ve tedavi ile kesilmesi gereken bir döngü haline gelebilir.

  • Uyku ve Yaşam Tarzı

Sağlıksız yaşam tarzları kendi başına uykusuzluk yaratabilir (altta yatan herhangi bir psikolojik veya tıbbi sorun olmadan) veya başka bir sorunun neden olduğu uykusuzluğu daha da kötüleştirebilir bu durumda bir psikolog ile görüşmek gerekebilir.

Belirli yaşam tarzlarının ve alışkanlıklarının uykusuzluğa nasıl yol açabileceğine örnekler:

  • Akşamları evde çalışıyorsanız bu durum, gevşemeyi zorlaştırabilir ve ayrıca uyuma zamanı geldiğinde endişeli hissetmenizi sağlayabilir. Bilgisayarınızdan gelen ışık da beyninizi daha uyanık hale getirebilir.
  • Öğleden sonra (kısa da olsa) şekerleme yaptığınızı düşünelim, kısa şekerlemeler bazı insanlar için yararlı olabilir, ancak diğerleri için geceleri uykuya dalmayı zorlaştırır.
  • Vardiyalı bir işçisiniz (yani düzensiz saatlerde çalışıyorsunuz). Özellikle gün boyunca uyumaya çalışıyorsanız veya programınız periyodik olarak değişirse, vücudunuz uyku saatini karıştırabilir.

Yaşam tarzı ve sağlıksız uyku alışkanlıkları uykusuzluğunuzun nedeni ise, yardımcı olabilecek bilişsel davranış teknikleri ve uyku hijyeni ipuçları vardır. Uyuma davranışlarınızı değiştirmeye çalıştıysanız ve işe yaramadıysa, bunu ciddiye almak ve bir psikolog ile görüşmek önemli olabilir.

Uyku ve Terapi Süreci

Bedensel ya da ruhsal hastalık ek tanısı varsa uykusuzluğun sağaltımıyla birlikte diğer hastalığa yönelik sağaltıma da başlanır. Başka bir bozukluğunun eşlik etmediği uykusuzluğun sağaltımında Bilişsel Davranışçı Terapi tek başına veya ilaçlarla birlikte uygulanabilir. Araştırmacı psikologlara göre Bilişsel Davranışçı Terapinin ilaçlara oranla daha etkili olduğu araştırmalar sonucu gösterilmiştir.

Uykusuzluk bozukluğunda aşağıdaki hijyen ilkelerine uyulması çok önemlidir.

  • Tam anlamıyla uykunuz gelmeden yatağa girmemek
  • Yatak odasındaki saatin göz önünde olmaması
  • Yatak odasının çok sıcak olmaması
  • Geceleri herhangi bir nedenle geç yatılsa bile sabahları vaktinde kalkarak günlük yaşama geçmek, gündüz uyumamak
  • Uyarıcı etkileri nedeni ile saat 16:00’dan sonra kafein alımından ve özellikle geceleri sigaradan kaçınmak
  • Uyuma vaktinden birkaç saat önce bedensel egzersizler yapmak, fakat uyuma vaktinden önceki 1-2 saatte yorucu hareketlerden kaçınmak
  • Yatak odasını uyku ve cinsel ilişki dışında eylemler için kullanmamak
  • Akşam ağır yemek yememek
  • Yatakta uyumadan geçen süreyi kısıtlamak. Yatağa girdikten 15-20 dakika içinde uykuya dalınmazsa rahatlatıcı, fazla hareket gerektirmeyen, az çok tekdüzeliği olan uğraşıda bulunmak

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *