Skip to main content
×
Şişli Terapi Enstitüsü
BLOG-BG-HIGH
Home » kişilik » Travma Sonrası Ortaya Çıkan Tepkiler

Travma Sonrası Ortaya Çıkan Tepkiler

upl_1512921207_49942

Donuklaşma ve Kaçınma Tepkileri | Donuklaşma Tepkileri | Kaçınma Tepkileri | Artmış Uyarılma Tepkileri|

Donuklaşma ve Kaçınma Tepkileri

Donuklaşma ve kaçınma tepkileri, yaşamakta olduğunuz yoğun olumsuz duyguları kontrol edebilmek için zihninizin ve bedeninizin kullandığı savunma yollarından bir tanesidir. Bu tepkiler yalnızca travma sırasında yaşadığınız duyguları değil, travmadan sonraki dönemde olayın zihninizde tekrar yaşanmasına bağlı olarak oluşan duyguları da kontrol etmek için ortaya çıkar.

a. Donuklaşma Tepkileri

Zihninizin kendini travma sırasında ve sonrasında ortaya çıkan yoğun duygusal acıdan koruyacak bir biçimde programlanmıştır. Ağır travma geçirenler genellikle, kendilerini oldukça üzen duygusal deneyimlere yoğun bir duygusallıkla yanıt verdiklerini dile getirmektedir. Kendilerini umursamaz hissetmelerinin nedeni ise günlük yaşamlarında asla düşünmedikleri şeyleri travma sonrasında hayatta kalmak için yapmalarından kaynaklanmaktadır. Başka bir deyişle, travmanın bir yönüne ya da tamamına duyguları kapatmak, olayı hiç yaşamamış gibi algılamak ya da yok saymak anlamına gelmektedir. Bu, sizin duyarsız ya da duygusuz bir insan olduğunuzu göstermez. Yalnızca travmanın olumsuz etkilerine rağmen ayakta kalabilmenizi sağlayan zihinsel bir savunma kullandığınızı gösterir.

Duygusal yönden donuklaşma, travmadan sonra günlerce hatta haftalarca sürebilir. Çevrenizdekiler bunu bir güçlülük göstergesi ya da sorunla başa çıkma biçimi olarak yorumlayabilirler. Bu tür yorumlar tepkilerinizin sağlıklı olduğunu düşündüreceği için gerçek duygularınızı ortaya çıkarmaktan kaçınabilir ve aynı tepkileri vermeye devam edebilirsiniz. Böylelikle kendinize başkalarının yaşadığı öfke, acı, üzüntü, gibi duyguları yaşama şansı vermeyebilirsiniz. Ancak, bu tür tepkisizleşme, yakınlarınıza sevgi, özlem gibi olumlu duyguları ifade edebilmenizde de zorluk oluşturacaktır. Böylelikle çevrenizdekilerden uzaklaşabilir, kendinizi ortama yabancılaşmış hissedebilir ve insanlarla duygusal yakınlık kurmaktan kaçınabilir duruma gelebilirsiniz.

Travma sırasında yaşadığınız olumsuz duygular o kadar yoğundur ki duygusal donuklaşma sizi bu olumsuz duyguları hissetmekten korumaktadır. Duygusal donuklaşmanın olumsuz yanı, travma öncesinde diğer insanlarla kurduğunuz yakın ilişkilerin verdiği hoş duyguları artık hissedememenizdir. Bu nedenle donuklaşma ve duygusal tepki vermeme, başlangıçta işe yaramakla birlikte, uzun süre devam ederse olumsuz sonuçlar oluşturabilmekte ve travmanın iyileşmesini geciktirebilmektedir.

b. Kaçınma Tepkileri

Kaçınmanın temel amacı, yaşadığınız acı deneyimini hatırlatan durumlardan uzak kalmanızı sağlamaktadır. Çünkü bu tür durumlar ve ortamlar travma sırasında yaşadığınız korkuyu tetikler. Bu, travmayı hatırlatan herhangi bir durumla karşılaştığınızda, travma sırasında hissettiğiniz duyguların benzerlerinin ortaya çıkacağı anlamına gelir. Bu tür duygular sizi çok rahatsız edeceğinden, travmayı hatırlatan ortam ve durumlardan uzak durursunuz. Ancak bu tür kaçınma tepkileri yaşadığınız travmaya anlam vermeyi güçleştiren ve iyileşmeyi geciktiren tepkilerdir. Çünkü kaçınma tepkileri olayın zihinde tekrar tekrar yaşanmasını engelleyerek olumsuz yaşantının anlamlandırılmasını ve travma öncesi yaşama dönülmesini geciktirir.

Artmış Tepkiler

Travma sırasında ortaya çıkabilecek tepkilerden biri de artmış uyarılma durumu ile ilgilidir. Bunlar, yaşadığınız olumsuz duygularla ortaya çıkan bedensel tepkilerdir. Genellikle travmayı hatırlatan ya da travmanın bir yönünü çağrıştıran durumlarda oluşur. Ancak, nadiren travmayla ilgisiz gibi görünen durumlarda da ortaya çıkabilir.

Bedensel tepkiler vücudunuzda üretilen adrenalin adlı maddenin dolaşım sistemi içine salgılanması sonucu oluşur. Travma sırasında da muhtemelen benzeri bir adrenalin salınımı gerçekleşir. Artmış uyarılmaya bağlı olarak ortaya çıkan tepkilerden bazıları şunlardır:

  • Uykuya geçişte ya da uykuyu sürdürmekte güçlükler

Uykusuzluk daha önce sözü edilen kabuslarla ve kötü rüyalarla ilgili olabilir. Kişi bu tür kabuslar ve rüyalar görmemek için uyumayabilir. Bu tepkilerin ortaya çıkması vücutta salgılanana adrenalin miktarının artması ile ilgilidir. Artan adrenalin herhangi bir tehlike durumunda kendinizi korumak amacıyla sizi uyanık tutmaya yöneliktir. Ancak aynı adrenalin, güvenli ortamlarda uymanıza da engel olumsuz bir etki oluşturabilir.

  • Huzursuzluk ve öfke patlamaları

Çoğu kez öfke ya da huzursuzluğu ortaya çıkaracak görünür bir neden yoktur. Bu nedenle kendinizi kontrol edemiyormuş gibi bir duygu yaşayabilirsiniz. Gereksiz ve yersiz tartışmalar içine girdiğinizi, çabuk sinirlendiğinizi, çevreye zarar verici davranışlar yaptığınızı fark edebilirsiniz.

Öfke tepkisi de adrenalin salgılanması ile ilgilidir. Güvenliği tehdit edici bir durumda kendinizi korumak amacıyla adrenalin salgılanır. Ancak buradaki sorun, öfkenizin kendinize ve sizi seven kişilere yönelmesidir. Bu nedenle öfkenizle ilgili olarak daha sonra suçluluk duygusu yaşayabilirsiniz.

  • Konsantrasyon ve bellek güçlükleri

Zihniniz yaşadığınız travma ile öylesine meşguldür ki dış dünyadan gelen yeni bilgilere konsantre olmakta zorlanabilirsiniz. Travma sonrası yaşanan uyku problemlerinden dolayı da konsantrasyon problemleri yaşayabilirsiniz.

  • Kendiniz ve yakınlarınız ile ilgili abartılı endişe hissi

Aşırı uyarılmışlık durumlarında kişi ilgi ve dikkatini çevresindeki tehlikelere odakladığından, bazen gerçekçi olmayan bir tehdit duygusu hisseder. Kişi çevresindekilere karşı aşırı koruyucu ve kollayıcı davranışlar içine girebilir. Onların normal yaşamlarında alışageldikleri faaliyetlerini kısıtlayabilir, biraz geciktiklerinde aşır tedirginlik hissedebilirler. Bunları yapmazsa kendisine ve çevresindekilere bir zarar geleceğine ilişkin derin endişeler duyabilir.

Tüm bu tepkiler uyarılmanın artması nedeniyle vücudun koruyucu sistemlerinin devreye girmesi sonucu olur. Zihninizin aşırı uyanık olmasının amacı, çevrede olup bitenleri yakından izleyebilmek içindir. Ancak güvenlik duygusunu sağlamaya yönelik bu tepkiler aşırı ve abartılı olduğunda, kişi tehlikeli olanla güvenli olanı birbirinden ayırmakta güçlük çeker.

  • Aşırı irkilme tepkileri

Bu tür tepkiler sizi korkutabilir ve nedenini anlayamayabilirsiniz. Hatta kontrolü kaybettiğinizi düşünebilirsiniz. Ancak irkilme tepkileri de diğer tüm tepkiler gibi sizi tehlikeden korumaya yöneliktir. Travmayı atlatıp normal yaşama dönünceye kadar geçen sürede bu tür tepkiler yaşamanız normaldir.

  • Travmayı hatırlatan ortamlarda çıkan bedensel tepkiler

Bu tür tepkiler bireyden bireye farklılık gösterir. Bazıları kalp atımlarının hızlandığında, bazıları nefes almakta güçlük çektiğinden, bazıları ise bulantı, kusma gibi şikayetlerden yakınabilir. Bu belirtiler rahatsız edici olmakla birlikte aslında adrenalin salgılanması ile ilgilidir. Bedeninizin tehlikeye verdiği uyarıcı sinyaldir. Kişiyi korkutan ise bu belirtiler değil, bu belirtilere verdiği anlamdır.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *