Skip to main content
×
Şişli Terapi Enstitüsü
Home » Çocuk Danışmanlığı » Sosyal Kaygı

Sosyal Kaygı

5c0e633c61361f2f0855d774

Sosyal Kaygı Nedir? | Sosyal Kaygısı Olan Bireyler | Çocuklarda Sosyal Kaygı | Sosyal Kaygıya Yardımcı Olmak İçin Merdiven Yaklaşımını Kullanma | Terapi Süreci |

Sosyal Kaygı Nedir?

Sosyal kaygı, utanmaktan, küçük düşmekten, sosyal ortamlarda başkaları tarafından olumsuz değerlendirilmekten yoğun şekilde korkma ve korkulan durumlardan kaçınma eğilimi ile tanımlanabilecek yaygın bir kaygı bozukluğudur. Genellikle çocuklukta ve ergenliğin başlarında ortaya çıkan, bozukluğun gidişinin kronikleşme ve yaşam boyu devam etme eğilimi olabilmektedir.

Sosyal kaygının ciddi düzeyde yeti kaybına yol açması, sosyal, akademik ve psikolojik zorluklara neden olması, erken başlayıp hızla kronikleşmesi göz önüne alınarak tedavi edilmemesi durumunda birey ve toplum için önemli kayıplara yol açtığı bilinmektedir.

Sosyal Kaygı | Şişli Terapi Enstitüsü | Beşiktaş | Psikolog

Sosyal Kaygısı Olan Bireylerde;

Sosyal kaygılı bireylerin, davranışları değişmektedir. Başkaları üzerinde daha iyi bir izlenim bırakmak yerine, var olan sosyal imajlarını korumakla yetinirler. Başka insanlarla daha yüzeysel ilişki kurmak isterler. Örneğin sadece nazikçe gülümserler, uyumluluk gösterirler ve konuşma yerine başlarını sallayarak iletişim kurarlar. Sessiz, tepkisiz ve sosyal açıdan kapalı olan insanlar başka insanlar tarafından reddedilmekten fazlaca korkmaktadırlar.

Kaygılı bireyler, etkileşim içinde oldukları insanlara karşı sessiz bir ilgi göstermektedirler. Onlarla hemfikir oldukları doğrultusunda bir tavır sergileyerek uyumlu bir sosyal katılımcı olarak görünmek isterler. Çekingenlik ve insanlardan uzak durma gibi sorunlar, bireylerin özgüvenlerini olumsuz yönde etkilemektedir. Sosyal kaygılı bireyler, başkaları ile ilişkilerini sürdürerek onlar tarafından reddedilme riskine girmeyip, onlarla olan ilişkilerini en aza indirerek kendilerini çok daha iyi hissetmektedirler. Sosyal kaygıyı diğer kaygılardan farklı kılan en temel ayrım, kişilerarası değerlendirmelerin olmasıdır.

Çocuklarda Sosyal Kaygı

Sosyal kaygı tipik olarak daha büyük çocukları ve gençleri etkiler ancak aynı zamanda dört yaşındaki çocuklarda da teşhis edilebilir. Kaygı problemleri çocukların ve ailelerinin günlük işlevlerini ciddi düzeyde bozmaktadır. Sosyal kaygı belirtileri gösteren çocukların, yaşadıkları huzursuzluğun yanında okula devam etmede, akademik konularda, arkadaşlık kurma ve sürdürmede güçlükleri vardır. Ayrıca yapılan araştırmalarda sosyal kaygı ile birlikte depresyon, somatoform bozukluklar, intihar ve kaygıyı bastırma amacıyla alkol ve madde kötüye kullanımı gibi olumsuz sonuçların sıkça görülebilir.

Bu denli önemli sonuçları olmasına karşın, sosyal ortamlarda geri planda ve genellikle sessiz kalmayı tercih eden çocuklar, sadece biraz çekingen, sakin olarak nitelendirilebilmekte ve hatta ağırbaşlı, uysal gibi ifadelerle sosyal onay bile görebilmektedirler. Dolayısıyla bu gibi durumlarda sosyal kaygının varlığı kolayca fark edilemeyebilir.

Sosyal kaygının doğasında var olan utangaçlık ve olumsuz değerlendirilmekten korkma bireylerin “etiketlenme” kaygısıyla kliniklere başvurmalarına önemli bir engel oluşturmaktadır. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki; sosyal kaygı bozukluğuna ait belirtilerin çocukluk ve ergenliğin başlarında gözlenmesine rağmen, tedaviye başvurunun otuzlu yaşlarda başlanmaktadır.

Sosyal Kaygıya Yardımcı Olmak için Merdiven Yaklaşımını Kullanma

Sosyal Kaygı | Şişli Terapi Enstitüsü | Beşiktaş | Psikolog

Merdiven yaklaşımı; sosyal kaygıdan mustarip çocuklara kullanılabilecek hafif bir davranıştır tekniğidir. Gerçekten korkutucu şeylerle yüzleşmeden önce küçük adımlar ile başlamayı ve küçük şeylerle uğraşmayı içerir.

Örneğin, çocuğunuz başkalarının önünde konuşmakta güçlük çekiyorsa, işe evde fısıltı veya sözlü olmayan tepkiler vererek başlayabilir. Daha sonra çocuğunuzun prova edilmiş sorulara verdiği cevapları evde kaydedebilir ve kaydı çocuğunuz odadayken arkadaşlarına veya aile üyeleri gibi güvendiğiniz kişilere dinletebilirsiniz. Daha sonra çocuğunuz bulunacağı herhangi bir sohbette bu soruları yanıtlamaya başlayabilir.

Terapi Süreci

Çocuğunuzu en iyi siz tanırsınız. Endişesi konusunda endişeliyseniz ve bunun yaşamdan zevk almasını etkilediğini düşünüyorsanız, profesyonel yardım almayı düşünebilirsiniz.

Psikoterapi, çoğu kaygı bozukluğu vakasında görülen semptomlarda iyileşmeye yol açar. Terapi sürecinde birey kendisiyle ilgili olumsuz düşünceleri nasıl tanıyacağını ve değiştireceğini öğrenir. Sosyal durumlarda güven kazanmasına yardımcı olacak beceriler geliştirir. Maruz bırakma yöntemi ile bireylerin korktukları durumlar ile yüzleşmeleri sağlanır. Şişli Terapi Enstitüsü olarak sosyal kaygılı çocuk-ergen ve yetişkin bireylere yönelik psikolojik destek sağlıyoruz. Size uygun terapistimize sizi yönlendirmemizi isterseniz bize başvuruda bulunabilirsiniz.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *