Skip to main content
×
Şişli Terapi Enstitüsü
BLOG-BG-HIGH
Home » Depresyon » Şizotipal Kişilik Bozukluğu

Şizotipal Kişilik Bozukluğu

Şizotipal Kişilik Bozukluğu Nedir? Şizotipal Kişilik Bozukluğu ve Şizofreni Arasındaki Farklar Nelerdir? Belirtileri Nelerdir? Hangi Psikoloji Ekolleri ile Çalışılır? Terapi Süreci Nasıl İşler?

şizotipal kişilik bozukluğu, terapi

Şizotipal kişilik bozukluğu eksantrik ve garip davranışlar sergilemeye neden olan bir rahatsızlıktır. Bu kişilik bozukluğuna sahip kişiler, düşünce ve davranışlarında olağan dışı özellikler taşır ve ilişki kurmakta güçlük çeker. Bu kişilerin tuhaf ya da kendine has inançları vardır. Alıngan, şüpheci ve paranoyak bir kişiliğe sahiptirler.

Yakın ilişki kurmakta güçlük çeken bu bireyler, gerçekliği çarpıtma eğilimindedirler. Bu nedenle, şizofreni belirtileri gösterebilir; ancak belirtiler şizofreni tanısını koymak için yeterli değildir. Daha önce şizofreni tanısı konmuş bir kişide şizotipal belirtiler görülürse bunlar şizofreninin kalıntıları olarak yorumlanabilir.

Araştırmacılar bu kişilik bozukluğuna neyin sebep olduğunu tam olarak belirleyemeseler de bu durumun genetik ve çevresel faktörlerden oluşabileceğini düşünüyorlar. Ayrıca çeşitli araştırmalar şizotipal kişilik bozukluğunun, çocuklukta yaşanan bedensel ve ruhsal istismardan kaynaklanabildiğini de söylüyor. Bu bozukluk kadınlara oranla erkeklerde daha sık görülüyor. Depresyon ve kaygı belirtileri oldukça yaygındır. Bipolar bozukluk, travma sonrası oluşan stres, sınırda kişilik bozukluğu ve narsistik kişilik bozukluğu olan kişilerde şizotipal kişilik bozukluğu olma riski daha yüksektir.

Belirtileri

  • Referans fikirleri – Kendisi hakkında konuşulduğu konusunda düşünceleri vardır.
  • Davranışları etkileyen ve kültürel değerlerle uyumlu olmayan değişik inanışlar ya da büyüsel düşünce (örn. batıl inanç, “gaipten haber verme” ye inanma, telepati ya da ” altıncı his”; çocuklarda ve ergenlerde olağanüstü düşünceler ya da bunlar üzerine düşünüp durmalar)
  • Doğaüstü varlıklara inanırlar.
  • Farklı düşünme biçimlerine ve konuşmalara sahiptirler. (örn. belirsiz, çevresel, mecazi, aşırı ayrıntılı ya da basmakalıp)
  • Kişilik örüntüleri şüphecidir.
  • Alışılagelmişin dışında bir görümleri, yaşayış biçimleri ve inanışları vardır.
  • Birinci derece akrabalar dışında yakın arkadaşları ya da sırdaşları yoktur.
  • Sosyalleşme de büyük sorunları vardır.
  • Olayları yanlış bir biçimde yorumlamaya eğilimlidirler.

Şizotipal Kişilik Bozukluğu ve Şizofreni Arasındaki Farklar

Şizotipal kişilik bozukluğu, kişiliğin gerçeklikle temaslarını kaybettiği ciddi bir akıl hastalığı olan şizofreni ile kolayca karıştırılabiliyor. Şizotipal kişiler sanrı veya halüsinasyonları kısa bir atak olarak yaşarken, şizofrenide daha sık ve daha yoğun yaşanır. Bir diğer önemli ayrım ise, şizotipal kişilik bozukluğuna sahip kişiler genellikle sanrı ve gerçeklik arasındaki farkın bilincinde olabiliyor. Şizofreni hastaları genellikle sanrılardan uzaklaşamazlar.

Farklılıklara rağmen, şizotipal kişilik bozukluğu olan insanlar şizofreni için kullanılanlara benzer tedavilerden yararlanabilir. Bu kişilik bozukluğunun bazen şizofreni ile bir spektrumda olduğu ve şizotipal kişilik bozukluğunun daha az şiddetli olduğu düşünülmektedir.

Şizotipal kişilik bozukluğu olan insanlar aşağıdakiler açısından artmış bir risk altındadır,

  • Depresyon
  • Kaygı
  • Diğer kişilik bozuklukları
  • Şizofreni
  • Genellikle strese yanıt olarak geçici psikotik ataklar
  • Alkol veya uyuşturucu ile ilgili sorunlar
  • İntihar girişimleri
  • İş, okul, ilişki ve sosyal problemler

Terapi Süresi

Psikoterapi, şizotipal kişilik bozukluğu olan bireylerin başkalarına güvenmeye başlamasına ve bir terapistle güvenilir bir ilişki kurarak başa çıkma becerilerini öğrenmesine yardımcı olabilir.

Psikoterapi şunları içerebilir:

  • Bilişsel Davranışçı Terapi:

Bu ekolün amacı bireydeki olumsuz düşünce kalıplarını tanımlamak ve bunlara meydan okumak, belirli sosyal becerileri öğrenmek ve problem davranışlarını değiştirmektir.

  • Destekleyici Terapi:

Bireyi teşvik eder ve destekler, bireyin hayatına uyarlanabilir davranış ve düşünceleri geliştirir.

  • Aile Terapisi:

Aile üyelerini de terapiye dahil ederek iletişim, güven ve evde birlikte çalışma yeteneğini geliştirmeye yardımcı olur.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *