Skip to main content
×
Şişli Terapi Enstitüsü
BLOG-BG-HIGH
Home » kişilik » Savunma Mekanizmaları

Savunma Mekanizmaları

Savunma_Mekanizmalari-480x270-1

Savunma Mekanizması Nedir, Nasıl İşler? Birincil Savunma Mekanizmaları, Aşırı(İlkel) Geri Çekilme Nedir? İnkar Nedir?

Savunma Mekanizması Nedir?

İnsan yapısı gereği, kendini dış dünyanın tehlikelerinden korunma ve benliğini savunma içgüdüsüyle birlikte doğmaktadır. Sanıldığı ve kelime anlamının aksine ihtiyacımız olan savunma durumu, kendimizi fiziksel olduğu gibi zihinsel olarak da koruyabildiğimiz süreçlerden oluşmaktadır. Savunma mekanizmaları bunlara ek olarak bilinç dışında oluşan arzu ve dürtülerimizle de başa çıkmamızı sağlamaktadır. Bu durum aynı zamanda dışarıdan olabileceği gibi ve içeriden gelen dürtülere karşı da bize kalkan görevi görmektedir. Günden güne deneyimlediğimiz yaşantımızda fark etmeden de olsa savunma mekanizmalarını kullanmaktayız.

Deneyimlemekten korktuğumuz, bize düşünmesi bile korku getiren durumları yaşamaktan kaçabiliriz. Bu durumların önüne geçmek için olağanüstü bir çaba sarf ederiz. Yaşamaktan bu denli korktuğumuz ve yaşanmaması için elimizden geleni yaptığımız süreçlerde hatırı sayılır bir enerji harcarız. Freud, bu kişilerin, deneyimlemekten korktuğu durumları yaşamaları halinde sonuca varıp harcadıkları enerjiyi serbest bırakarak hayatlarına daha iyi bir şekilde devam edebileceklerini söylemiştir.

Savunma mekanizmalarındaki çeşitli durumlar sadece bilinç düzeyinde değil, bilinç dışında da işlemektedir. Öz saygımızı korumak ya da tehdit edici güçleri denetim altına almaya çalışmak bilinçdışı savunmaların çalışmasını sağlayabilirler. Birçok psikolog kaygı ve keder anlarında da bu mekanizmaların devreye girdiğinden bahsetmişlerdir.

Bu mekanizmaları istek dışı otomatik olarak kullanabileceğimiz gibi, tercihen de kullanabiliriz. Mizacımız, çocuklukta yaşadığımız olaylar, bizi yetiştiren kişilerin tutumu ve öncesinde kullanmış olduğumuz savunma mekanizmaların neticeleri bunu etkileyen faktörlerden sayılmaktadırlar. Bu mekanizmaların iç dünya olduğu kadar, dış dünyadaki tehlikelere karşı korumaları da mekanizmaların çeşitliliği sayesinde mümkündür. Kişi kendilik ile dış dünya arasındaki çatışmalara karşı benliğini korumaktaysa birincil (olgunlaşmamış) savunma mekanizmaları, ego veya süperego id arasında bir çatışmalara karşı kendini korumaktaysa ikincil (gelişmiş-üst düzey) savunma mekanizmalarını kullandığını söyleyebiliriz. Bu mekanizmaları daha detaylı incelemek mümkündür.

Birincil (Olgunlaşmamış) Savunma Mekanizmaları

Aşırı (İlkel) Geri Çekilme

Bebeklik çağlarımızda, fiziksel ve dil bakımından yetersizliklerimiz yüzünden kendimizi iyi bir şekilde ifade edemeyiz. Yaşantımızın o yıllarında bizi doyum sağlayan durumların geri gelmesini isteme ve rahatsız olduğumuz durumlarda yapabileceğimiz tek şey ağlamak olmuştur. Buna benzer nitelikte aşırı uyarıldığımız zamanlar ise uykuya dalmayı tercih ederiz.

Aşırı geri-çekilme adlı ilkel savunma mekanizmasını kullanan bebekler dışarıdan yeteri doyum alamayacaklarını anlayıp, iç dünyasını zenginleştirmek isterler ve bunu başarırlar. Bu durumun yetişkinlikte yaşanması ya da mekanizmanın yeteri kadar gelişmemiş olması (fiksasyon) durumunda ise aynı şekilde dışarıdan doyum alamayan, incelendiğinde sosyal ortamlarda sessiz sakin kişilik olarak tanımlanmakta olan kişilerdir. Bu kişilikteki insanlar dışarıdan yeteri doyum alamadıkları zaman kendi fantezi dünyalarına geri dönmek isterler.

Bebekliklerinde bakım veren kişiler tarafından işgal altında kalan bebeklerde görülebileceği gibi ihmal edilen bebeklerde de iç dünyanın zenginliğine bağımlı halde bırakılmaları sonucunda aşırı geri-çekilme gerçekleşebilir. Buna şizoid kişilik yapısının eşlik ettiği, iç dünyasını bir dayanak olarak gördüğünü söyleyebilmek mümkündür. Bu mekanizmayı kullanan kişilerin çözümleri kişilerarası tartışma ve çözüm bulma konusunda zorlandığını da gözlemleyebiliriz. Sadece onlar değil, bu insanların yanında bulunan kişiler de aynı zorlukların üstesinden gelmek durumunda kalabilir ilgisizlikten şikayet edebilirler.

Bu kişilerin gerçeklikten kaçmaları onların gerçekliği değiştirmeye çalıştıkları anlamında gelmez. Düşünce ve durumları yanlış anlamak yerinde sessizce kendi iç dünyalarında çözümlemeye çalışırlar. Yanlış anlamamaları, duyarlı kişiler olmaları ise onlara avantaj sağlamaktadır. Bu kişilerin avantajlı oldukları bir diğer konu ise çoğu alanda kendilerini geri çekip iç dünyalarının özgün yorumlamasının verdiği yaratıcılık özelliklerini geliştirmişlerdir.

İnkar

Bir olayın gerçekleşmesi veya geçekleşme yüzdesi yüksek olması durumunda, eğer bu durum istemediğimiz bir olayın habercisi ise inkar savunma mekanizmasını kullanırız. Bu ilkel bir savunma mekanizmasıdır. Bu savunmayı günlük hayatta sıkça kullanmamızın başlıca nedenlerinden biri, bilinç dışının ilkel bir şekilde işlemesinden kaynaklanmaktadır. Bir olayın olmadığını kabul edersek, olay olmaz ve hayatımıza eskisi gibi devam ederiz. Kısacası bu mekanizma günlük hayatta karşılaşma ihtimali bile bizi ürküten durumları kabullenmek istemediğimizde açığa çıkmaktadır.

İnkar mekanizmasını kullanmak bazı durumlarda kişinin kendisi ve çevresindeki nesneler için ciddi tehlikeli durumların oluşmasına neden olmaktadır. Genetiğinde sağlıklı bir çocuk dünyaya getiremeyen bir bireyin sürekli olarak çocuk sahibi olması ve çocuğun hayatını kaybetmesi, sigaranın ve alkolün bağımlılık yaptığını kabullenemeyen kişinin istese kolayca bırakabileceğinden emin bir şekilde bu ürünleri kullanmaya devam etmesi, bir hayvanın sorumluluğunu alamayıp bakım sağlayamadığından dolayı canlının hayatını kaybetmesi ama kişinin tekrar bu durumu deneyimlemesi gibi durumlarda da bu mekanizmanın gerçekleştiğini gözlemlemekteyiz.

Bir süre boyunca kişinin bu mekanizmanın yol açtığı davranışları uygulayarak rahatlamış hissediyor olsa bile çok geçmeden bu durum da ortadan kalkacaktır. Günlük hayatta bu mekanizmayı sıkça kullanan bir kişinin psikoterapi desteğine ihtiyacı vardır.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *