Skip to main content
×
Şişli Terapi Enstitüsü
BLOG-BG-HIGH
Home » kişilik » Savunma Mekanizmaları: Yer Değiştirme

Savunma Mekanizmaları: Yer Değiştirme


Savunma Mekanizması Nedir? Yer Değiştirme Savunma Mekanizması Ne işe Yarar? Örnekleri Nelerdir? Bir Yer Değiştirme Savunma Mekanizmasını Hangi Zamanlarda Kullanır?

Savunma Makanizmaları Yer Değiştirme

Psikolojide şüphesiz en önemli kavramlardan biri anksiyetedir. Sigmund Freud’a göre anksiyete insan davranışında gerilime neden olur ve benlik, anksiyete etkilerinden korunmak için başvurduğu savunma mekanizmaları vardır.

Birey, savunma mekanizmalarını bilinçsiz olarak kullanır. Savunma mekanizmaları sürekli kullanılırsa anormal bir nitelik kazanır. Birey savunma mekanizmalarıyla duyduğu kaygıyı azaltmaya ve tehdit altındaki benliğini korumaya çalışır.

Yer değiştirme

Yer değiştirme, teknik psikanalitik anlamı fazlaca bir çarpıtılmaya uğratılmamış şekilde yaygın olarak bilinen savunmalardan biridir. Yer değiştirme terimi; bir dürtü, duygu, düşünce veya davranışın ilerlediği ilk yönün bazı nedenler sonucu, kaygıya yol açıcı olmasından dolayı, ilk veya doğal nesnesinden başka bir nesneye tekrar yönlendirmesine gönderme yapar.

Kişinin isteklerini ve kızgınlıklarını gerçek kızılan kişiye değil de daha az zarar gelecek bir kişiye yöneltmesi veya o tepki yerine başka bir tepkinin gösterilmesidir. Yer değiştirme, kızgınlık veren duygunun ait olduğu nesne ya da durumla hiçbir ilgisi olmayan bir nesne ve duruma yönlendirilmesi veya tehlikeli sayılan duygunun yarattığı tepkinin yerine başka bir tepkinin gösterilmesi şeklinde iki biçimde görülebilir.

Yer değiştirme mekanizmaları bazen küfür, yıkıcı eleştiri veya dedikodu şeklinde simgesel bir çağrışım sürecinden geçerek farklı bir nitelik kazanabilir.

Patronu tarafından azarlanan adamın evine döndüğünde karısına bağırması, karısının da çocuklarına bağırması, çocukların da köpeği itip kakmalarını gösteren klasik karikatür yer değiştirme savunmasını anlatır.

Bir eşin diğerini aldattığı çiftlerde, aldatılan eşin yaşadığı tepkisel nefretin büyük bölümünü sadakatsiz davranmış olan eşine değil de “öteki” kadına veya erkeğe yönlendirdiği görülmüştür. Bunlar, dolaylı olarak, ihanet eden eşin sinsice bir baştan çıkarmanın masum kurbanı olduğunu belirtir. “Yuva yıkıcı” kişilerle ilgili konuşmalar zaten acı çekmekte olan bir kişiyi, yaşadığı hıncı doğrudan eşine yöneltmesi durumunda kurtarılabilecek mevcut ilişkilerini daha fazla zedeleyebilecek bir tehdit üretme riskine girmekten korur gibidir.

Şehvet de yer değiştirebilir; cinsel fetişler erotik ilgilerin bir insanın cinsel organlarından, ayak veya insan vücuduna ait olmayan örneğin ayakkabı gibi bazı bilinçdışı şekilde ilgili alanlara yeniden yönlendirilmesi olarak açıklanabilir görünmektedir. Bir erkeğin geçmişindeki olaylar vajinayı tehlikeli olarak algılanır hale getirmişse, vajinanın yerine kadınlarla ilgili başka nesneler geçebilir.

Eric Fromm

Kaygının da yer değiştirdiği görülür; Erich Fromm Dinleme Sanatı’nda bahsettiği örnek: Bana bir şikayetle bir semptomla gelen bir kadını hatırlıyorum. Ne zaman evden çıksa gazı açık unuttuğuna ve yangın çıkacağına dair takıntılı bir fikri vardı. Ve nerede olursa olsun, geri dönüp yangın çıkıp çıkmadığını görmek gibi bir zorlanımı oluyordu. Aslında bu kulağa hafif bir sorun gibi gelmekle birlikte bütün hayatını mahveden bir şeydi çünkü neredeyse hiç evden çıkamıyordu. Koşarak geri dönmesi gerekiyordu ve bu yenilmez bir semptomdu. Sonra geçmişinden söz etti, dört-beş sene önce kanser ameliyatı olduğunu ve çok duyarlı olmayan cerrahın ona, o an için tehlikenin bertaraf edilmiş olmasına rağmen metastaz olabileceğini ve kanserin yangın gibi yayılabileceğini söylediğini anlattı. Bu tabii ki herkes için çok korkutucu bir manzara, kadın kanserin yayılmasından aşırı korkmuştu. Kanserin yayılma korkusunu yangının yayılma korkusuna çevirmeyi başarmıştı. Dolayısıyla kanserden değil yangından korkuyordu ve bu yıkıcı semptomun kendisi, daha kötü bir korkunun, kanser korkusunun tedavisi olmuştu.

Kaygının yer değiştirmesini, bazı başka alanlarla ilgili kaygıyı, aşırı korku duyulan olguları simgeleyen, spesifik bir nesneye taşıyarak kullandığında o kişi bir fobi yaşamaktadır. Kişi, hayatının büyük bölümünde korkulu takıntılar örüntüsü yaşıyorsa, o kişinin karakterini fobik olarak değerlendiririz.

Irkçılık, cinsiyetçilik, heteroseksizm ve genelde, kendi karşı görüşlerini belirtmek için fazlaca güçleri olmayan grupların toplumsal sorunlardan dolayı suçlanması gibi bazı üzücü kültürel eğilimlerde oldukça büyük bir yer değiştirme öğesi bulunur. Birçok örgütlerde ve alt-kültürlerde karşılaşılan “Günah Keçisi” yaratma eğilimi de aynı şekilde bir yer değiştirme öğesi içerir. Aktarım hem klinikteki hem de Sullivan’ın “parataksit çarpıtma” olarak adlandırdığı klinik dışındaki görünümlerin de yansıtma sürecinin yanı sıra, yer değiştirme sürecine de kapsar. Yer değiştirmenin selim biçimleri, saldırgan enerjinin yaratıcı etkinliğe yönlendirilmesini-insanlar bir şeye çok kızdıklarında oldukça yoğun bir çalışma dönemine girebilirler-ve erotik itkilerin imkansız veya yasak cinsel nesnelerden uygun bir eşe yeniden yönlendirilmesini içerir.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *