Skip to main content
×
Şişli Terapi Enstitüsü
BLOG-BG-HIGH
Home » Çocuk Danışmanlığı » Koşulsuz Kendini Kabullenme

Koşulsuz Kendini Kabullenme

artworks-000639136717-vup4cx-t500x500

Kendini Kabullenme Nedir? | Değişim ve Dönüşüm Nasıl İşler?| Albert Ellis |

Koşulsuz Kendini Kabullenme

Birçok öğreti ve terapi ekolü sağlıklı ilişkiler kurmak istiyorsanız, işe kendinizi gerekli özeni, sevgiyi ve bakımı vererek başlayın der. Bunu yapmak her zaman yazıldığı kadar kolay olmaz. Diğerlerine yaptığımız eleştirilerin belki birkaç mislini kendimize de yaptığımızı kabul edip, değişim ve dönüşüm yolculuğa buradan başlamak işlevsel bir yöntem olacaktır. ’Koşulsuz kendini kabullenme’ kavramı tam da burada karşımıza çıkar. Kendini küçümsemeden kendini olduğun duygu, düşünce, davranış ve kişilik özelliklerini fark ederek, kabullenmek olarak özetleyebiliriz.

Sizce siz, kendini tam anlamıyla kabul etmiş bir insan mısınız yoksa kendinizi kabullenmeniz birtakım şartlara mı bağlı? İnsanın kendini geliştirme ve kendini daha iyi bir yere taşıma isteği gayet yerindedir. Ama ya bu isteklerimiz yüzünden mutluluğumuzu, kendimizin daha iyi bir versiyonu olacağımız zamana kadar erteliyorsak?

Kendini Sevme mi Narsisizm mi ? - Prof. Dr. Erol Özmen

Koşulsuz Kabul ve Albert Ellis

Kendimizi sevmemiz ve kabullenmemiz daha fit, daha zengin, daha üretken olacağımız belirsiz bir zaman dilimine bağlıysa, kendimizi bir mutsuzluk girdabının içine hapsetmişiz demektir. İnsanın kendini şu an hiçbir koşula bağlı olmaksızın kabullenmesi ve kendini geliştirmeye çalışması tamamen farklı olaylardır. İnsanın kendini olduğu gibi kabullenmesi kendini geliştirmesine engel değildir. Koşulsuz kendini kabul Albert Ellis tarafından geliştirilen Rasyonel (Akılcı) Duygucu Davranışçı Terapi çerçevesinde yapılandırılmış bir kavramdır. Ellis’e göre koşulsuz kendini kabul; özellik, karakter, başarı, amaç, sosyal olarak onaylanmaya ihtiyaç duymaksızın kişinin kendini kabul etmesidir. Akılcı Duygucu Yaklaşım koşulsuz kendini kabulün; düşük benlik saygısı, kendini kötüleme ve yaşamın zorluklarıyla mücadele etmeye engel olan depresyon ve başarısızlıklardan kaçınmamıza yardım edebileceğini ileri sürer.

Kendini kabul kişinin, suçluluk, yetersizlik, beğenme ya da övünme duygularına kapılmadan kendini tüm yönleriyle olumlu olumsuz olarak kabul etmesi şeklinde tanımlanır. Kendini kabul bu anlamıyla, kişinin kendine saygı ve kendine güven kavramlarıyla da yakından ilişkilidir. Kendini kabul kavramı, kendine saygı ve güven ile birlikte kişinin kendi benliğine karşı geliştirdiği olumlu bir tutumu ifade etmektedir.

Ancak kendini kabul etme, kendine güvene ve saygıya kıyasla daha kapsamlı ve daha iddiasız bir benlik algısıdır. Kendine saygı ve kendine güvende olumlu fakat tek yönlü tutumlar ön planda iken, kendini kabulde kişinin hem güçlü hem de güçsüz yanlarını tanıması ve onların bir birleşimini yapması önemlidir. Yani kendini kabulde kişi mükemmel olmadığının bilincindedir, kendini doğruları ve yanlışlarıyla kabullenir, ancak hataları için kendini yerden yere vurmaz. Kişinin kendini koşulsuz olarak kabul etmesi başkalarına karşı da daha önyargısız ve daha toleranslı bir tutum içerisinde olmasını da sağlayacaktır.

Gelişim Normal Bir Süreçtir

İnsanın kendini geliştirme isteği son derece normal ve de güzel bir durumdur. Ama kendimizi geliştirme isteğimizin ardında yatan neden, kendimizde bir hata, bir eksiklik olduğunu düşünmemiz ise bu işte bir yanlışlık var demektir. Mutluluğunuz biraz da şu an olduğunuz insan ve olmak istediğiniz insan arasındaki farka bağlıdır. Eğer sizin gerçek benliğiniz ve ideal benliğiniz arasında bir uçurum varsa, bu durum mutlaka mutluluğunuzu etkileyen bir faktör olacaktır. Sürekli, başka biri olmayı hayal etmek insanı mutsuz kılar. Kişinin kendini koşulsuz bir şekilde kabul etmesiyse mutluluğu sağlar.

Kendini kabulün önemini vurgulayan çok sayıda araştırma vardır. Örneğin Chamberlain ve Haaga koşulsuz kendini kabul sayesinde, bireylerin olumsuz yaşam olayları ile daha kolay mücadele ettiği sonucuna varmışlardır. Kendini kabulde, kendini her yönüyle, olumlu ve olumsuz nitelikleriyle kabul ederek ve kendini gerçekçi olarak keşfederek kendine güvenme ve saygı söz konusudur. Bu anlamıyla kendini gerçekçi olarak algılamak ve öyle sevmek, dahası kendisiyle barışık olma niteliği baskındır. Dahası, kendini kabul, kendini gerçekleştirme sürecinin ön koşulları niteliğindedir. Carl Rogers’ın da dediği gibi gerçek değişim kendimizi olduğumuz gibi kabul ettiğimizde başlar.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *