Skip to main content
×
Şişli Terapi Enstitüsü
BLOG-BG-HIGH
Home » Psikolog » Hastalık Kaygısı Bozukluğu

Hastalık Kaygısı Bozukluğu

Hastalık Kaygısı Bozukluğu Nedir? Belirtileri Nelerdir? Ne Zaman Psikolog Desteği Alınmalı? Terapi Süreci Nasıl İşler?

Hastalık Kaygısı Bozuklugu

Hastalık Kaygısı Bozukluğunun temel özelliği, bireyin herhangi bir bedensel belirtisi olmamasına rağmen ciddi bir hastalığa sahip olduğuna dair korkuları ve endişeleridir. Ayrıca bu korkuların yanında aşırı derecede bakım arayışı ve uygun olmayan bazı kaçınma davranışları da vardır. Bu bozukluğu olan bir kişi sağlığa aşırı dikkat eder. Normal duyumlar, bedensel işlevler ve hafif semptomlar da dahil olmak üzere bir hastalık belirtisi olarak yorumlanabilecek herhangi bir şeyle kolayca telaşlanabilir. Onlar için bu tür deneyimler korkunç bir sonucu olan hastalığa işaret edebilir.

Hastalık kaygısı bozukluğu olan bir kişi, özellikle kalp veya sindirim sistemi gibi belirli bir organ sistemi hakkında endişe duyabilir. Bir uzmanın güvencesi ve hatta tam bir tıbbi değerlendirme, genellikle kişinin korkularını dindirmez. Ya da onları sakinleştirse dahi, daha sonra başka endişeler de ortaya çıkabilir. Bu bozukluğun şiddetli formlarında, bir kişi doktordan doktora gider ve korkulan bir hastalığı olduğunu doğrulayacak birini arar.

Hastalık kaygısı bozukluğu bazı yönlerden Obsesif Kompulsif Bozukluğa benzer. Bazı psikologlar bunu takıntı ile ilgili bir bozukluk olarak değerlendirir. Kişi takıntılı bir şekilde hastalık düşünceleriyle meşgul olur ve hissettiği kaygıyı gidermek için bir şeyler yapmaya zorlanır.

Bu bozukluğu olan bazı insanlar psikologlara göre geçmişte, örneğin çocukluk döneminde önemli bir hastalık geçirmiş olabilir. Genellikle hastalık kaygısı bozukluğu genç yetişkinlikte başlar ve yıllarca sürebilir. Ancak her yaşta ortaya çıkabilir. Semptomlar, sevilen birinin ölümü gibi stresli bir olaydan sonra daha yoğun hale gelebilir.

Belirtileri Nelerdir?

  • Ciddi bir hastalığa sahip olmak veya bu hastalığın ilerlemesi ile ilgili düşüncelerle meşgul olmak
  • Bireyde fiziksel semptomlar yoktur varsa da semptomlar hafif görülür.
  • Zamanının çoğunu hastalık belirtilerinin kendinde olup olmadığını kontrol ederek geçirir.
  • Hafif denebilecek tıbbi sorunlar karşısında dahi birey alarm halindedir.
  • Kapsamlı bir tıbbi taramadan geçmesine rağmen birey korku halindedir ve tatmin olmaz.
  • Tıbbi bakıma aşırı önem verir, bu durum günlük hayatını etkileyecek kadar çok zamanını alır.
  • Bireyin fiziksel bulguları olmayan ağrıları ve şikayetleri vardır
  • Sıklıkla kendini güvende hissetmek için tıbbi randevular oluşturur veya ciddi bir hastalık teşhisi konma korkusu nedeniyle tıbbi randevulardan kaçınır.
  • İnternette sıklıkla semptomların veya olası hastalıkların nedenlerini araştırmak.
  • Birey hastalanmaktan korktuğu için insanlardan, mekanlardan veya faaliyetlerden kaçınır.

Hastalık Kaygısı Bozukluğu Ne Kadar Sürebilir?

Hastalık Kaygısı Bozukluğu bir kez, birden çok kez veya sürekli olarak ortaya çıkabilir. İlk belirtileri genellikle erken ile orta yetişkinlikte (25-35 yaş) görülür, ancak her yaşta ortaya çıkabilir. Bozukluk semptomlarının şiddetli olduğu ve kişinin başka psikolojik zorlukları veya zayıflıklarının bulunduğu durumlarda daha uzun sürer. Semptomlar daha ani başlarsa ve diğer tıbbi semptomlarla ilişkiliyse, süre daha kısa olma eğilimindedir.

Hastalık Kaygısı Bozukluğuna Ne Sebep Olur?

Bu kaygı bozukluğunun kesin nedeni net değildir, ancak bu faktörler rol oynayabilir:

  • İnançlar: Birey, bedenin çalışma sistemine tam olarak hakim değildir ve buna bağlı olarak fiziksel hislerini yanlış yorumlar.
  • Aile: Kendi sağlıkları veya sağlığınız hakkında çok endişelenen ebeveynleriniz varsa, sağlık kaygısı yaşamanız daha olasıdır.
  • Geçmiş deneyim: Çocuklukta ciddi bir hastalık ile karşılaşmış olabilirsiniz, bu nedenle fiziksel duyumlar sizi korkutuyor olabilir.

Ne Zaman Psikolog Desteği Alınmalı?

Bu bozukluğa sahip insanlar sağlık uzmanlarıyla kolayca iletişim kurma eğilimindedir. Bu durum psikologlara gelince genellikle psikolog desteği ve randevu almayı istemezler çünkü psikologların, bireyin tıbbi semptomlarına “hepsi kafanızda” yorumunda bulunmasından korkarlar. Fakat bu davranışlar kişinin günlük, sosyal ve iş yaşamını etkilemeye başladığında bir psikolog ile görüşülmesi gerekli hale gelir

Terapi Süreci

Bir dizi terapinin hastalık kaygı bozukluğu olan insanlara yardımcı olabileceğine dair kanıtlar vardır. Uzman bir psikolog bu rahatsızlığı yaşayan bireylerle ilgili pek çok teknik donanıma sahiptir. Bilişsel terapi, davranış terapisi, bilişsel davranış terapisi ve stres yönetimi teknikleri bireyin yaşadığı semptomları ruhsal olarak anlamlandırmasını sağlayabilir. Terapistler dikkat dağıtma ve rahatlama tekniklerini öğretir ve hastaların semptomlarına daha az odaklanmalarına yardımcı olur ve bunun yerine stres, endişe ve depresyonun psikolojik rahatsızlıklarını nasıl arttırdığı hakkında konuşurlar. Terapistlerin, hastaların kaygısını hafifletmek için attığı birçok adımı genellikle geri teper. Hastalık hakkında bilgilendirmek veya başka türlü hastalık taraması yapmak semptomları daha iyi hale getirebilir.

Bilişsel Davranışçı Terapi: Özellikle kaygı oluşturan düşünceyi değiştirmek ve kaygıya neden olan inançları yeniden yapılandırmak için geliştirilen bu kısa, bireysel müdahalenin, semptomlar üzerinde uzun süreli önemli etkileri olduğu görülmektedir.

Stres Yönetimi: Progresif kas gevşemesi gibi stres yönetimi ve gevşeme yöntemlerini öğrenmek, kaygıyı azaltmaya yardımcı olabilir.

Bilişsel Terapi: Bireye “Şu an aklından neler geçiyor, bu düşüncelerimin dayanağı nedir? Bir başkası bu durumda olsaydı ona ne söylerdin?” gibi sorular yönlendirilir. Bireyin problemini netleştirerek alternatif tepkilerin neler olabileceğini ve günlük hayatını etkileyen yanlış inançlarını değerlendirilir.

Davranışçı Terapi: Davranışçı teknikler kişilerin hastalıkla ilgili endişelerine çok fazla odaklanmaları sebebi ile zarar gören sağlıklı aktivitelerine devam etmelerine ve yaşam stillerini yeniden oluşturmalarına yardımcı olur.

Özetle tüm bu terapilerin hedefi, bireyin günlük yaşamını etkileyen durumu ve tıbbi hizmetleri aşırı kullanımını düzenlemesine yardımcı olmaktır.

Şişli Terapi Enstitüsü olarak İstanbul Beşiktaş’ta Hastalık Kaygısı Bozukluğu konusunda uzman psikolog desteği sağlamaktayız. Yaşadığınız kaygı sorunları ile ilgili bize ulaşabilirsiniz.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *