Skip to main content
×
Şişli Terapi Enstitüsü
BLOG-BG-HIGH
Home » Psikolog » Bilişsel Davranışçı Terapi ve Obsesif Kompulsif Bozukluk

Bilişsel Davranışçı Terapi ve Obsesif Kompulsif Bozukluk

Bilişsel davranışçı terapinin obsesif kompulsif bozukluğa bakışı nedir? Psikolog ve terapistlerin obsesif kompulsif bozukluğu olan danışanları değerlendirme süreci nasıl işler? Terapi süreci nasıl ilerler?

Obsesif kompulsif bozukluk bilişsel davranışçı terapi

Pek çok insan, zaman zaman rahatsız edici ve tekrarlayıcı düşünceler veya imgeler deneyimleyebilir. Örneği ; bazen sevilen birinin zarar görmesiyle ilgili düşünceler yoğunlaşabilir. Kişinin intihar eğilimi olmasa da kendini geçen arabanın önüne attığıyla ilgili imgeler gözünün önünden geçebilir. Kompulsif dediğimiz davranışlar da sık görülmektedir. Kapıdan sağ ayakla geçmek, taraftarı olunan takımın maçı kazanması için yapılan ve şans getireceğine inanılan davranışlar gibi. Önemli olan bu düşünce ve davranışların ne zaman bir psikolojik bozukluk olarak tanımlanacağı ve nasıl müdahale edileceğidir.

OKB, obsesyonlar ve kompulsiyonlar ile kendini gösteren bir anksiyete bozukluğudur. Bu obsesyonlar ve kompulsiyonlar kişinin zamanını boşa harcamasına neden olur. Çoğu zaman olağan günlük işlerini mesleki eğitimle ilgili etkinliklerini ve sosyal ilişkilerini bozar. Obsesif Kompulsif Bozukluğu olan bir kişinin sergileyeceği tüm belirtiler 4 grupta toplanabilir;

1. Obsesif Kompulsif Bozukluğu olan bir kişinin kaçınmadığı ve tekrarlayıcı davranışları vardır. Bunlar kişinin kompulsiyonlarıdır ve bu kompulsiyonlar gözlenebilir davranışlar oluşmaktadır, el yıkama gibi.2. Kaçtığı ya da kaçındığı davranışlar vardır ve Obsesif Kompulsif Bozukluğu olanlar bu grup belirtilerden dolayı bir anlamda fobiktir ve fobik gibi davranmaktadır.3. Tekrarlayıcı ve kaçınamadığı düşünceler vardır. Sayı saymak, belirli cümleleri içinden tekrarlamak gibi.4. Kaçtığı ya da kaçınmaya çalıştığı düşünceler vardır. Ve bunlar kişini obsesyonlarıdır. Bu düşüncelerden kaçmaya, onları durdurmaya ya da kompulsiyonlar yoluyla nötrleştirmeye çalışır.

Obsesif Kompulsif Bozukluk ve Terapi Süreci

Obsesif Kompulsif Bozukluğun psikoterapiye dirençli olduğu ve psikoterapinin belirtileri ortadan kaldırmasının çokta olanaklı olmadığın dair görüşler , 1970’li yıllarda Rachman , Hodgos ve Marks’ın katkılarıyla değişmeye başlamıştır. Bilişsel-Davranışçı yaklaşımın katkılarıyla, Obsesif-Kompulsif bozukluk belirtilerinin ortadan kaldırılabileceğine dair kesin ve net kanıtlara günümüzde ulaşmak mümkündür.

Psikologların Değerlendirme Süreci

Terapi için psikolog veya terapiste başvuran kişiye uygun bir müdahalenin biçimlendirilmesi, ancak uygun bir değerlendirmeyle olanaklıdır. Psikolog ve terapistler Obsesif-Kompulsif Bozukluğu değerlendirirken yapılandırılmış görüşmeler ve ölçekler kullanırlar. Ancak değerlendirmede, kişinin yaşadığı sıkıntının tanısal ve sayımsal olarak belirlenmesinden daha da önemlisi, o kişinin yaşadığı sıkıntıyı anlayabilmektir. Bulaşmayla ilgili obsesyonlar ve el yıkama kompulsiyonları, dışarıdan bakıldığında iki kişide tıpatıp benzerlik gösterebilir. Ancak kişileri birer bozukluk vakası olarak değil, bir birey olarak algılamaya çalıştığımızda, o kişi için bulaşmanın ve temizliğin ne anlama geldiğini anlayabiliriz.

Unutulmamalıdır ki her terapi süreci kendine özgüdür ve sadece o kişi için kurgulanmalıdır.OKB’de değerlendirmede birkaç görüşmede tamamlanabilen bir süreç olarak algılanmamalıdır. Değerlendirme , terapi boyunca devam etmelidir. Terapi sürecindeki uygulamalar kişinin çokta farkında olmadığı obsesyonlar ve kompulsiyonlar meydana getirebilir.Ayrıca yukarıda denildiği gibi, okb ‘de belirtiler zaman içinde değişmektedir.Değerlendirme süreci, okb ‘nin doğası gereği bazen terapinin bir parçası haline gelebilmektedir. Bazen obsesyonların başka bir kişiye ifade edilmesi veya kişinin yargılanmadan dinlenmesi bile iyileşmenin önemli adımlarını atmaktır.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *