Skip to main content
×
Şişli Terapi Enstitüsü
BLOG-BG-HIGH
Home » Ergen Danışmanlığı » Alkol ve Madde Bağımlılığı

Alkol ve Madde Bağımlılığı

download-2

 

Alkol ve Madde Bağımlılığı Nedir? Belirtileri nelerdir ve Neden Bağımlılık Gelişir? Ne zaman uzman bir psikolog desteği almalıyım? Terapi süreci nasıl işler?

 

Alkol ve Madde Bağımlıl  Şişli Terapi Enstitüsü

 

DSM’e göre bozukluklara ve bağımlılığa neden olan bazı maddeler şu şekilde sıralanmıştır: alkol, amfetamin, kafein, esrar, kokain, halusinojenler, inhalanlar (benzin, tiner, çakmak gazı, maket yapıştırıcısı gibi), nikotin, opiyatlar (eroin, morfin gibi), fensiklidin (kristal gibi), sedatif-hipnotik-anksiyolitik etkili ilaçlar ve kannabis. Bu ve benzeri maddelerin uzun süreli kullanımının bireylerde toleransı arttırdığı ve her seferinde kendilerini daha fazlasını isterken buldukları bilinen bir gerçektir.

Bağımlılığı fiziksel ve psikolojik bağımlılık olarak iki başlık altında inceleyebiliriz. Fiziksel olarak bağımlılığı, bireyin maddenin varlığına karşı fizyolojik bir istek duyması ve maddeye karşı bir uyum geliştirmesi olarak tanımlayabiliriz. Psikolojik olarak ise yoğun bir tatmin amacıyla maddeye olan düşkünlük olarak yorumlayabiliriz.

Hiç kimse bağımlı olmayı planlamaz fakat alkol ve maddeyi denemek için herkesin farklı farklı nedenleri vardır. “Bir kere denemekten bir şey olmaz, ben bağımlı değilim” gibi düşünceler ve söylemler bu davranışların devam etmesine katkı sağlayabildiği gibi aynı zamanda alkol ve maddenin zararlarının da göz ardı edilmesine yol açacaktır. Türkiye’de 15-64 yaş arası 42 bin 754 kişiyle yapılan bir çalışmaya göre, katılımcıların %22.1’i en az bir kere alkol denemiş ve ortalama alkole başlama yaşı 19 olarak ölçülmüştür. Ankete katılanların %3.1’i hayatlarında en az bir kere madde kullanmış ve 15-24 yaş arasında bu oran %35.4 olarak gözlemlenmiştir.

Bağımlılıklar danışan ve çevresindekiler için tehlikeli olmakla birlikte, yıpratıcı ve zorlu bir deneyimdir. Bireyin nasıl düşündüğünü ve hissettiğini güçlü şekilde etkiler. Çoğu kişi bağımlılığının farkındadır fakat bu durumu kendi başlarına durdurmakta sıkıntı çekerler. Bu yüzden bağımlılık terapileri en iyi çözümdür.

 

 

Belirtileri ve Nedenleri Nelerdir?

Maddeye karşı bir aşerme ya da madde kullanımına yönelik güçlü bir istek, dürtü, kendini kontrol edememe gibi belirtiler görülür. Madde ve alkol kullanımına bağlı olarak sorumlulukları yerine getirememe, işi, okulu ve sosyal çevreyi aksatmak, uyku bozuklukları, sarhoşluk hali, bağımlılığın psikolojik ve fiziksel etkilerinin farkında olup yine de bırakmakta zorlanmak, riskli durumlara düşünmeden atlamak, kilo kayıpları ve kilo almalar, genel olarak enerji yoksunluğu ve benzeri birçok belirti görülebilir. Unutulmamalıdır ki belirtiler kullanılan maddeye göre de farklılık gösterir.

Birey kendisini rahatsız eden yoksunluk semptomlarından kaçınmak için her seferinde daha fazla madde kullanmaya başlar ve sonunda kısır bir döngü oluşur.

Psikolog ve terapistlere göre kişinin ailesinde bağımlı olan bireyler varsa yine alkol ve madde bağımlılığı geliştirme riski daha fazladır. Bunu dışında stres, akran zorbalığı, diğer psikolojik sorunlar, merak, alkol veya birtakım maddelerin kolayca ulaşılabilir olması gibi faktörler de bağımlılığı oldukça etkiler. Bazı araştırmalar ise bir kişinin genetik yatkınlığının, %40 ile %60 oranları arasında bağımlılık geliştirip geliştirmeyeceğini etkilediğini kanıtlamıştır. Genç yaştaki bireyler ve psikolojik rahatsızlıkları olan kişiler daha fazla risk altındadır.

 

Terapi Süreci Nasıl İlerler?

Bağımlılık tedavi edilebilir bir hastalıktır. Bağımlılığa müdahale çok geç olmadan planlanmalıdır. İlk müdahale süreci genellikle yoksunluk krizlerini önlemek üzerine planlanır. Daha sonra uzman bir psikolog ile birlikte uygun psikolojik testler ve ölçeklerden geçerler ve uygun tedavi yöntemi belirlenir. Davranışçı, bireysel terapi ya da grup terapileri kullanılabilir. Özellikle öfke yönetimi gibi konular terapide üzerinde durulması gereken başlıklardandır. Bunun yanı sıra müzikle ve sanatla terapi de tercih edilebilir. Gerekli olduğu durumlarda ilaç tedavisi de sürdürülebilir. Danışan bir rehabilitasyon merkezinden de yardım alabilir. Bağımlılığın tekrar etmemesi için danışan ve çevresinin üzerine düşen sorumluluk büyüktür, unutulmamalıdır ki alkol veya madde kullanmak hiçbir şey için çözüm değildir.

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *